Sokratik Sorgulama Nedir? “Kendini Bil” ve Psikolojik Danışmanlık

Sokratik sorgulama nedir, “kendini bil” ilkesiyle nasıl bağlantılıdır? Bu yöntemin psikolojik danışmanlıkta kendini tanıma sürecine katkısını keşfedin.
İçindekiler
Yazı içerisinde ilginizi çeken alana hızlıca atlayın.

Varoluşçu Düşünürler Serisi — 1/3 Bu yazı üç bölümlük bir serinin ilk halkasıdır: Sokrates, Kierkegaard ve Sartre.

Sokratik sorgulama, bir kişiye cevap vermek yerine ona doğru soruyu sorarak kendi bilgisini ve çelişkilerini fark ettirme yöntemidir. MÖ 470–399 yılları arasında Atina’da yaşayan Sokrates’in geliştirdiği bu yöntem, bugün psikolojik danışmanlığın — özellikle varoluşçu ve bilişsel davranışçı yaklaşımların — temel araçlarından biridir. Amacı ikna etmek değil, kişinin kendi düşüncesini kendi eliyle sınamasıdır.

Bu yazıda Sokrates’in “kendini bil” çağrısının ne anlama geldiğini, ironi ve doğurtma yöntemlerinin nasıl işlediğini ve bu 2500 yıllık yöntemin danışma odasında bugün nasıl kullanıldığını ele alıyoruz.

Sokrates kimdir ve neden varoluşçuluğun başlangıcı sayılır?

Sokrates (MÖ 470/469 – MÖ 399), kendisinden önceki filozofların evrenin maddesi ve kökeni üzerine düşündüğü bir çağda soruyu tersine çevirdi: Evren neyden yapılmıştır? yerine Ben nasıl yaşamalıyım? diye sordu. Felsefe tarihinde bu kırılma, doğa felsefesinden insan felsefesine geçiş olarak anılır.

Sokrates hiçbir şey yazmadı. Onu bugün öğrencisi Platon’un diyalogları, Ksenophon’un anlatıları ve Aristophanes’in komedyaları üzerinden tanıyoruz. Bu da bir varoluşçu ironidir: kendini bilmeyi öğreten adamı yalnızca başkalarının anlatısı üzerinden biliyoruz.

Varoluşçuluk 20. yüzyılın ortasında, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Kıta Avrupası’nda — özellikle Fransa’da — büyük yankı uyandırdı. Ancak varoluşçuluğun sorduğu sorular çok daha eskidir. Varoluşçu perspektifin psikolojik danışmanlığa nasıl baktığını daha önce ele almıştık: bu yaklaşım insanın sıkıntısını hastalık olarak değil, var olmanın kendisinden doğan bir yaşam problemi olarak görür. Sokrates de tam olarak bunu yaptı — ilk kez.

Sokrates neden insan felsefesinin öncüsü sayılır?

Çünkü Sokrates’te kendimizle ilişkimiz bir felsefe konusu haline geldi. Ama dikkat çekici olan şu: bu ilişkiyi hiçbir zaman tek başına kurmadı. Sokrates kendini bilmeye çarşıda, agora’da, birileriyle konuşarak çalıştı. Yani kendimizle ilişkimizi düşünmeye başlarken bile yine ötekiyle ilişkilendiğimiz bir yerden başlıyoruz.

“Kendini bil” ne anlama gelir?

“Kendini bil” (Gnothi seauton), aslında Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde yazan bir vecizeydi; Sokrates onu felsefesinin merkezine yerleştirdi. Anlamı basit bir öz-farkındalık çağrısından daha keskindir: sınırlarını bil, ölümlü olduğunu bil, ne bilmediğini bil.

Modern kullanımda “kendini bil” çoğu zaman bir kişisel gelişim sloganına dönüşmüş durumda — kendini keşfet, potansiyelini ortaya çıkar. Sokrates’in kastettiği bu değildi. Onun çağrısı bir yoksunluk çağrısıydı: kendini tanı ki neyi bilmediğini görebilesin.

“Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.”

Bu cümle sahte bir alçakgönüllülük değil, bir yöntem beyanıdır. Sokrates’in “bilgeliği”, cevabı bilmesinde değil, bilmediğini bilmesindeydi. Delphi kâhini onu Atina’nın en bilge insanı ilan ettiğinde şaşırmıştı; sonra anladı ki diğerleri bilmediklerini bildiklerini sanıyordu, o ise bilmediğini biliyordu.

Danışma odasında bunun karşılığı nedir?

Danışanların çoğu odaya bir cevapla gelir. “Ben zaten böyleyim.” “Bu ilişki yürümez.” “Ben yapamam.” Bunlar bilgi gibi görünen kabullerdir. Sokratik yaklaşım bu cümleleri çürütmeye çalışmaz; onları biraz açar. Bunu nereden biliyorsunuz? Bunun doğru olmadığı bir an oldu mu?

İroni ve doğurtma: Sokrates’in iki yöntemi

Sokrates’in yöntemi iki hareketten oluşur.

YöntemNe yaparDanışmanlıktaki karşılığı
İroni (eironeia)Bilmiyormuş gibi yaparak karşısındakinin kesinliğini sınarDanışanın kesin inançlarını merakla karşılamak
Maiotik (doğurtma)Sorularla kişinin kendi cevabını doğurmasını sağlarYorum vermek yerine soru sormak

İroni, karşısındakinin bildiğini sandığı şeyi sarsar. Bir boşluk açar. Maiotik — Sokrates’in ebe olan annesine atıfla “doğurtma sanatı” dediği yöntem — o boşlukta kişinin kendi düşüncesini dünyaya getirmesine yardım eder.

Kierkegaard, doktora tezini tam da bu kavram üzerine yazdı: Sokrates’e Sürekli Göndermeyle İroni Kavramı (1841). Ona göre ironi, bireyin kendisi olabilmesi için gereken düşünsel doğurtma yöntemiydi. Kierkegaard’ın kaygı ve umutsuzluk üzerine düşüncelerini serinin ikinci yazısında ayrıntılı ele alıyoruz.

Menon diyaloğundan bir örnek

Platon’un Menon diyaloğu, ironinin en berrak örneklerinden birini içerir:

Menon: Sokrates, sence erdem öğretilebilir mi?

Sokrates: Erdemin öğretilebilir bir şey olup olmadığını ve nasıl elde edileceğini bilmek konusunda şanslı olduğumu düşünüyorsun herhalde. Ancak ben erdemin öğretilebilir olup olmadığını bırak, kendisinin ne olduğunu bile bilmiyorum.

Menon: Hayır! Ancak Sokrates! Erdemin ne olduğunu bilmediğin doğru mu? Ülkeme senden bu haberle gideceğim.

Sokrates: Sadece bunu söyleme; bir de şu ana dek bunu bilen birisini tanımadığımı ekle.

Sokrates burada bir bilgiyi saklamıyor. Menon’un sorusunu, cevabı olan bir soru olarak kabul etmeyi reddediyor. Diyalog boyunca ikisi de “erdem nedir” sorusunun kesin cevabına ulaşamaz. Platon’un birçok erken diyaloğu böyle biter — buna aporia, yani çıkmaz denir.

Aporia bir başarısızlık değildir. Kişinin sandığı kadar bilmediğini fark ettiği o rahatsız an, düşünmenin fiilen başladığı andır.

Sokratik sorgulama psikolojik danışmanlıkta nasıl kullanılır?

Sokratik yöntem, günümüz psikolojik danışmanlığında iki ayrı damardan yaşıyor.

1. Bilişsel davranışçı terapide Sokratik diyalog

Aaron Beck’in geliştirdiği bilişsel terapide “Sokratik sorgulama”, danışanın otomatik düşüncelerini test etmesi için kullanılan yapılandırılmış bir tekniktir. Danışman düşünceyi doğrudan çürütmez; kanıt sorar.

  • Bu düşünceyi destekleyen kanıt nedir?
  • Bunun aksini gösteren bir kanıt var mı?
  • Aynı durumdaki bir arkadaşınıza ne söylerdiniz?
  • Bu düşünceye inanmanın size maliyeti ne?

2. Varoluşçu danışmanlıkta felsefi sorgulama

Varoluşçu yaklaşımda sorgulama, düşünceyi düzeltmeye değil, kişinin kendi yaşamına dair duruşunu açığa çıkarmaya yöneliktir. Burada “doğru cevap” yoktur; danışman da cevabı bilmez — bu, samimi bir bilmezliktir, teknik bir poz değil.

  • Bu seçim size ne kazandırıyor, neyi feda ettiriyor?
  • Bu hayatı siz mi seçtiniz, size mi verildi?
  • Yarın ölecek olsanız, bugün yaptığınızın arkasında durur muydunuz?

Samsun’da bireysel danışmanlık sürecinde çalışırken bu iki damar çoğu zaman iç içe geçer. Bir düşünceyi sınamakla bir hayatı sınamak arasındaki mesafe, sanıldığından kısadır.

Sokratik sorgulama ile öğüt vermek arasındaki fark

Bu ayrım göründüğünden daha ince, çünkü ikisi de soru cümlesiyle kurulabilir.

Öğüt / yönlendirmeSokratik sorgulama
Sorumun amacıKarşımdakini benim gördüğüm yere getirmekOnun kendi gördüğü yeri açmak
Cevabı biliyor muyumEvet, soru bir sunum aracıHayır, gerçekten bilmiyorum
“Sence bu sağlıklı mı?”Retorik — cevap zaten belli
“Bu sana ne kazandırıyor?”Açık uçlu — cevabı bilmiyorum
SonucuKişi ya uyum sağlar ya direnirKişi kendi çelişkisiyle karşılaşır

Yakınlarımızla konuşurken çoğu zaman ilk sütunda kalırız. “Sence bu ilişki sana iyi geliyor mu?” diye sorarken aslında cevabı biliyor ve karşımızdakinin de onu söylemesini bekliyoruzdur. Bu bir kötülük değil — sevdiğimiz için yapıyoruz. Ama sonucu şudur: kişi ya bize uymak ya bize direnmek zorunda kalır. Her iki durumda da düşünen biz oluruz, o değil.

Sokratik sorgulamanın zor tarafı burada. Soruyu gerçekten bilmediğiniz için sormanız gerekir. Sokrates’in ironiyi bir teknik olarak değil, bir tutum olarak taşımasının nedeni de bu.

Bir denemeye değer: Bu hafta yakınlarınızdan biriyle konuşurken cevabını bildiğiniz bir soru sormayın. Sadece merak ettiğiniz bir şeyi sorun. Konuşmanın nasıl değiştiğine bakın.

Kendinize sorabileceğiniz sekiz sokratik soru

Bu sorular bir öz-değerlendirme testi değildir; bir açma aracıdır. Cevabı hemen bulmaya çalışmayın.

  1. Şu anda kendim hakkında kesin olarak bildiğimi sandığım şey ne?
  2. Bunu bana kim söyledi? Ben mi buldum?
  3. Bu inancın yanlış olduğu bir an yaşadım mı?
  4. Bu inanca tutunmak bana ne kazandırıyor?
  5. Bunun bedelini kim ödüyor — ben mi, yakınlarım mı?
  6. Bu konuda gerçekten bilmediğim ne var?
  7. Bilmediğimi kabul etsem ne değişirdi?
  8. Şu anda hayatımın arkasında durabiliyor muyum?

Bu soruların hiçbiri bir günde cevaplanmaz. Zaten amaç da bu değil.

Sokrates’in ölümü ve hesap verebilirlik

Sokrates MÖ 399’da Atina’da “gençleri yoldan çıkarmak” ve “şehrin tanrılarına inanmamak” suçlamalarıyla yargılandı ve ölüme mahkûm edildi. Kaçma imkânı vardı; reddetti.

Bu reddin varoluşçu düşünce açısından önemi büyüktür. Sokrates, hayatı boyunca savunduğu şeyin arkasında durmayı hayatta kalmaya tercih etti. Yani “kendini bil” çağrısı bir düşünce alıştırması değil, bir yaşam biçimiydi — ve gerektiğinde bir ölüm biçimi.

Kierkegaard’ın yüzyıllar sonra soracağı soru buradan doğar: Şu anda ölsem, yaptıklarımın arkasında durabilecek miyim?

Sık Sorulan Sorular

Sokratik sorgulama, kişiye cevap vermek yerine ardışık sorularla kendi düşüncesindeki varsayımları, çelişkileri ve kanıtları fark ettirme yöntemidir. Amaç ikna etmek değil, kişinin kendi sonucuna kendi düşüncesiyle ulaşmasıdır.
Söz aslında Delphi’deki Apollon Tapınağı’nda yazan bir Antik Yunan vecizesidir. Sokrates onu felsefesinin merkezine yerleştirdiği için bugün onunla anılır.
Maiotik, Sokratik yöntemin ikinci aşamasıdır. Önce ironi ile kişinin kesinliği sarsılır, ardından maiotik ile kişinin kendi cevabını “doğurması” sağlanır. İkisi birlikte Sokratik yöntemi oluşturur.
Bilişsel davranışçı terapide otomatik düşünceleri kanıtla sınamak için, varoluşçu danışmanlıkta ise kişinin yaşamına dair seçim, anlam ve sorumluluk duruşunu açığa çıkarmak için kullanılır.
Sokrates varoluşçuluktan yaklaşık 2300 yıl önce yaşadı, dolayısıyla teknik olarak varoluşçu değildir. Ancak “nasıl yaşamalıyım” sorusunu felsefenin merkezine koyduğu için varoluşçu düşüncenin en önemli öncüsü sayılır.
Aporia, bir tartışmanın kesin cevaba ulaşamadan çıkmaza girmesidir. Platon’un erken diyaloglarının çoğu böyle biter ve bu, bilinçli bir tercihtir: cevapsızlık, düşünmenin başlangıcıdır.

Seriye devam edin

Temel çerçeve için: Varoluşçu Perspektiften Psikolojik Danışmanlık: Ontolojik Yaklaşım

Samsun’da varoluşçu yaklaşımla danışmanlık

Kendinizle ilişkinizi düşünmek yalnız yapılabilecek bir iş değil — Sokrates de bunu tek başına yapmadı. Kendi sorularınızla eşlik edilerek çalışmak isterseniz, Samsun İlkadım’daki merkezimizde varoluşçu ve psikodinamik yaklaşımlarla bireysel danışmanlık yürütüyoruz.

Ekibimizi Hakkımızda sayfamızdan tanıyabilir, randevu için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.