Varoluşçu Perspektiften Psikolojik Danışmanlık: Ontolojik Yaklaşım
Varoluşçu perspektiften psikolojik danışmanlık, danışanın yaşadığı sıkıntıları birer “hastalık” olarak değil, var olmanın kendisinden doğan evrensel yaşam problemleri olarak ele almak demektir. Bu yaklaşım, danışanın sorununu patolojiye indirgemek yerine; onu anlamlandırması, dışsallaştırması ve kendi hayatına dair yeni yollar keşfetmesi için bir alan açar.
Varoluşçu Bakış Açısının Kökeni: Antik Yunan’dan Günümüze
Yaşamı doyumlu bir hale getirme çabası yalnızca günümüze ait bir mesele değildir. Antik Yunan döneminden bu yana insanı anlamaya çalışan filozoflar belli temalar üzerine düşünmüştür. Bu düşünürler, psikolojik danışmanlara çalışmalarında cesaret ve yeni bir bakış açısı sunabilir:
• Antik dönem: Herakleitos, Sokrates, Platon, Aristoteles, Zenon
• Stoacılar ve din felsefesi: Marcus Aurelius, Augustinus
• Modern felsefe: Spinoza, Kant, Rousseau, Hume, Hegel
• Varoluşçu ve çağdaş düşünürler: Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger, Wittgenstein, Sartre
Dini kaynakların da bu düşünsel mirasa etkisi büyüktür.
Ontolojik Sorunlar Nedir?
Ontolojik sorunlar, var olduğumuz için deneyimlediğimiz; hepimizin evrensel olarak düşündüğü ve kolayca içinden çıkamadığı temel yaşam sorunlarıdır.
Psikopatoloji olarak tanımladığımız pek çok şeyin ne teknolojiyle, ne Z kuşağıyla, ne de iktidarların tiranlıklarıyla hayatımıza girdiğini söyleyebiliriz. Bu, ezelden gelen bir yaşam mücadelesidir. Günümüzdeki sorunların güncel gelişmelerle ortak bir zemini olsa da, kökleri insanın var oluşuna uzanır.
Patoloji Çerçevesi Neden Yetersiz Kalır?
Danışanların yaşam sorunlarına yalnızca patoloji çerçevesinden bakmak, manevi sorunları hastalıklara dönüştürür. Bunun riskleri şöyledir:
• Danışan sorunu kolaylıkla kişiselleştirir ve içselleştirir.
• Sorun, değiştirilmesi güç bir kimlik parçasına dönüşebilir.
• Çözüm alanı daralır.
Varoluşçu danışmanlıkta amaç, danışanın sorununu bir yaşam problemi olarak kabul etmesi ve onu dışsallaştırabilmesidir. Bu, ona yeni çözüm yolları keşfetmesi için alan açar.
Psikolojik Danışmanlıkta Varoluşçu Yaklaşımı Uygulamak
Teoride kolay görünen şey uygulamada her zaman zorluklar barındırır. Bu nedenle psikolojik danışmanlar olarak:
• Danışanlarımıza sorunlarını ele alışlarında eşlikçi olarak başlarız.
• Her danışanı kendi dünyasını deneyimlemeye teşvik ederiz.
• Bunun cesaret gerektiren bir iş olduğunu biliriz; danışan koltuğunda olmak zorlu bir yolculuğa hazırlanmakla başlar.
Bir psikolojik danışman, belli bir teorik çerçeveye ya da tekniğe duyduğu mutlak bağlılığı bırakacak kadar kendine güvendiğinde, insan sorunları üzerine daha felsefi düşünmeye başlar. Bu noktada, insanların daha iyi hayatlar yaşamasına yardımcı olan alanların yalnızca psikanaliz veya psikoloji olmadığını fark eder. Sanata, filme, kitaba ve insan yapımı her şeye ilgi duymaya başlarız. Çünkü kitaplar ve teoriler ne kadar çekici gelse de, gerçek dünya her zaman daha tekinsiz ama bir o kadar da tutkulu bir yerdir.
